CİNSEL
SORUNLAR
1-Cinsel
isteksizlik
Erkekler cinsel isteksizlikleri için nadiren yardım
ararlar. Ancak cinsel isteksizliğe ikincil olarak
ortaya çıkan performans (becerememe) sıkıntısı
ve sonucunda ortaya çıkan sertleşme sorunu için
başvurmaları daha sık görülür. Bu
sorun için başvurma nedeninin azlığının
diğer bir nedeni, erkekler arasında yaygın
olarak inanılan ve gerçek bir erkeğin
sekse her zaman hazır olması ve her koşulda
seksi yapabilmesi ile ilgili olan yanlış
bir inanıştır. Fiziksel nedenlerin dışında
bu sorun çoğunlukla eşle yaşanan evlilik
sorunlarından ya da depresyondan kaynaklanmaktadır.
2-Sertleşme
sorunu-Ereksiyon sorunu: (Empotans)
Cinsel ilişki için gerekli ve yeterli sertleşmeyi
sağlayamama ve/veya sürdürememe olarak tanımlanır.
Yaşla bu sorun artar ancak yaşlanmanın
mutlak sonucu değildir. Sosyal, psikolojik ve
bedensel yaşama ciddi olumsuz etkileri olabilir. Türkiye
de 40 yaş üzeri erkeklerin %69u bu sorunu kısmen
ya da tamamen yaşamaktadır. Genel nüfusta bu
oran %10-20 civarındadır.
PSİKOLOJİK
SORUNLAR:
Aşırı
stress (özellikle işe bağlı), depresyon,
kötü bir çocukluk dönemi, cinsel bilgisizlik, geçmişte
yaşanmış cinsel taciz, genelev yada
benzeri deneyimdeki başarısızlık, eş
ile yaşanan uyumsuzluk olarak sıralanabilir.
Sertleşme
sorunum fiziksel mi yoksa psikolojik mi?
Uzun süreli bir hastalığınız, ilaç
kullanım öykünüz yoksa sorununuz aniden başladıysa,
sabah sertlikleriniz varsa sorununuz büyük olasılıkla
psikolojik!!!!
Bir erkek her ortamda ilişkiye girmeli (havada,
karada denizde), tanımadığı bir kadınla
her ortamda bu işi yapmalı, seksi erkek adam
başlatır. Erkek seksi hiçbir ortamda
reddetmemeli. Bu gibi erkeğin beynine işlenmiş
yanlış inanışlar, aslında erkek
cinselliğinin en büyük düşmanıdır.
Örneğin aşırı alkollüyken bir kez
başarısız olmuş bir erkek için
yukarıdaki yanlış inanışlar geçerli
ise artık her ilişki erkekliğini sınamak
için bir sınav haline dönüşür. Kişi
artık cinselliğin çekiciliğinden çok bu
işi nasıl yaptığına odaklanır
ve sorunu devam eder gider.
Benzer şekilde yaşlılığa yada
fiziksel sorunlarına bağlı olarak sertliği
biraz azalan erkek eğer kadını ancak çok
sert (taş gibi) bir penisle tatmin edebileceğine
inanıyorsa, bu inancın doğuracağı
sıkıntı onun elindekini de kaybetmesine
ve cinsellikten kaçmasına neden olabilir.
3-Erken
Boşalma:
Bu sorunun tam tatmin edici bir tanımı yoktur;
bazı yazarlar erkeğin eşini tatmin
edemeden boşalmasını erken boşalma
olarak kabul etmişken, çoğunluğu erken
boşalmayı penisin henüz ilişkiye
girmeden ya da girdikten hemen sonra boşalmasını
erken boşalmanın tanımı olarak kabul
etmektedir. Erkeklerin üçte biri erken boşalmaktadır
ancak anlaşıldığı kadarıyla
bunu sorun edenlerin sayısı oldukça azdır,
çünkü toplumda daha az görülmesine rağmen
bizlere başvuran erkeklerin çoğunluğu
ereksiyon yani sertleşme sorunları yaşayanlardır.
Bu sorunu yaşayanların öykülerinde çoğunlukla
hızla ve suçlulukla yapılan mastürbasyon
vardır. Eşin haklı olarak erken boşalmadan
şikayetçi olması erkeğin stresini daha
da arttırır ve sorun daha fazla sürer ve kısırlık,
eşler arası evlilik sorunları gibi
sorunlar yaşanır. Erken boşalma yaşayanlar
çoğunlukla dikkatini başka yere verme,
geciktirici krem kullanma gibi yöntemlere başvururlar
ancak bu sorunu çoğunlukla çözmediği gibi,
alınan zevki de büsbütün azaltmaktan başka
bir işe yaramaz.
Ön sevişme yapmak bu grup için durumu daha da ümitsiz
hale getirir. Bu gruptakilerin eşleri çoğunlukla
azalmış cinsel istek, orgazm sorunu gibi
sorunlar yaşarlar.
4-Geç
boşalma:
Nadir görülen bir sorundur. Bunun birkaç biçimi
mevcuttur. Bir grup hasta her koşulda (mastürbasyon
ve uyku dahil ) geç boşalır, diğer bir
grup ilişkiye girer ancak mastürbasyonla boşalır.
Üçüncü grup ise oldukça uzun bir ilişki süreci
sonucu boşalır. Bu gruptaki erkeklerin çoğunluğu
genel hayatlarında oldukça kontrollü yaşamaya
çalışan özelliktedirler.
5-Ağrılı
boşalma:
Çok nadir görülür fiziksel nedenlerin dışında
sıkıntı ile bağlantılı
olarak, o bölgenin kaslarının spazmından
kaynaklanabilir.
6-Cinsel
fobi:
Daha karmaşık ve çoğunlukla çocukluk dönemlerinden
kaynaklanan sorunlara bağlı olabilir.
Kadınlarda
Cinsel Sorunlar
1-Cinsel
isteksizlik
Cinsel terapi kliniklerinde batılı ülkelerde
ilk sırayı alan bu şikayet ülkemizde
ikinci sırada yer almaktadır. Kadın
cinselliğinin ve tatmininin pek de fazla önemsenmediği
ülkemizde bu durum çok şaşırtıcı
görünmemektedir. Bir grup kadın doğal bir biçimde
(spontan) olarak cinselliğe karşı
ilgisizdir ancak eşleri tarafından uyarıldıklarında
uyarılır ve orgazm olabilirler. Diğer bir
grup ise hem cinselliği başlatmaya hem de eşleri
tarafından uyarılmaya karşı
ilgisizdirler.Ergenlik çağından beri
ilgisizlik yaşayan grupta çoğunlukla erken yaşlardaki
olumsuz deneyimler en sık nedenler gibi görünürken
, belli bir zaman sonra ortaya çıkan
isteksizliklerin çoğunlukla eşle yaşanan
cinsellik dışı ilişkileri ile yakından
bağlantılı olduğu düşünülür.
Evde bütün ipleri elinde tutan erkeğe karşı
belki de kadının tek silahı yataktaki
isteksizliği olabilir. Çocuk doğumundan sonra
ve depresyonla birlikte de de bu soruna sık rastlanır.
2-Yetersiz
Cinsel Uyarılma:
Vajinal ıslanma ve şişme gibi normal
fizyolojik tepkilerin gerçekleşmemesi ile
karakterizedir. Cinsel olarak heyecan genellikle yoktur.
Bu duruma cinsel isteksizlikte genellikle rastlanmaz. Çocuk
doğumunu takiben, ve menopozdan sonra da uyarıma
vajinanın verdiği yanıt bozulabilir.
3-Orgazm
bozukluğu:
Bir kadının orgazm ile ilgili beklentileri bu
konunun anlaşılması için temeldir. Bir
kadın orgazm olmadan da cinsel aktiviteden zevk
alabilir. Ya da başka bir kadının orgazm
olduğunun bile farkında olmayabilir, ancak
farklı beklentiler ortaya çıktığında
sorunlar yaşanmaya başlanır. Örneğin
medyada bir gecede 10 kez orgazm olan bir kadınla
ilgili bir haber bazı kadınların
beklentilerinin o günden sonra artmasına ve
sorunların başlamasına neden olabilir.
Bazı kadınlar hiçbir şartta orgazm
olamazken, bazıları cinsel ilişki ile
orgazm olamayıp mastürbasyonla olabilirler.
Primer orgazm (ergenlikten beri) sorununa oldukça sık
rastlanır. Çoğunlukla cinsellikle ilgili
bilgisizlik olumsuz aile tutumu gibi sorunlardan
kaynaklanır. Sonradan ortaya çıkan orgazm
sorunları genellikle eşle cinsellik dışı
ilişkinin olumsuzluğundan kaynaklanabilir.

4-Vajinismus
(kadın cinsel organının kasılması
ve girişe izin vermemesi):
Ülkemizde cinsel sorunla başvuran kadınların
en büyük grubunu oluşturmaktadır. Bu sorunda
cinsel birleşme ya imkansızdır ya da
kasların spazmına bağlı olarak oldukça
ağrılıdır. Spazm (aşırı
kasılma) kadının kontrol edemeyeceği
biçimde ağrılıdır. Bir çok kadın
bu durumu ilişkiye başladıkları ilk
birkaç seferde orta şiddette yaşar ancak çoğunluk
ilişkiye izin vermeyecek biçimde ağırdır.
Bu durum çoğunlukla primer yani ilk deneyimde başlar.
İkincil olan yani sonradan ortaya çıkanlar doğum
sonrası yırtıklar ya da enfeksiyonlara bağlı
olarak nadiren başlayabilir.
Vajinusmuslu vakaların çoğunda vajinal girişe
karşı aşırı bir korku vardır.
Genellikle çoğu vaka vajinasının erkek
organının girişine müsaade etmeyecek
kadar küçük olduğunu hatta imkansız olduğunu
düşünür. Çoğu arkadaştan teyzeden ya
da başka kaynaklardan çeşitli öyküler duymuşlardır
bunların en yaygın olanları, bazı çiftlerin
kanlar içinde acile başvurmaları ya da
kenetlenerek battaniyelerle acil servislere başvurmaları
gibi gerçekdışı öykülerdir. Sebep
nadiren sert yırtılmamış bir kızlık
zarı olabilir. Giriş dışındaki
cinsel aktivitelerden çoğunluk oldukça zevk alır
ve çoğu ön sevişmeyle orgazm olabilir. Kadının
korkularını bir süre sonra eşi de paylaşmaya
başlar ve eşte de isteksizlik ya da ereksiyon
sorunları yaşanabilir. Kliniğimize başvuranlar
arasında 14 yıllık evli olup vajinusmus
nedeniyle birleşememiş çiftlere bile
rastlanmaktadır.
Terapiye yanıt çoğunlukla oldukça iyidir.
5-Ağrılı
cinsel birleşme:
Hafif ya da orta derecede vajinusmus, uyarılma
eksikliği,kist ve enfeksiyonlara bağlı
ortaya çıkabilir. Organik nedene bağlı
olanlar genellikle derin girişlerden kaynaklanırken
, diğerleri çoğunlukla uyarılamamaya bağlı
vajinal kuruluk, ve genişleme olmamasından
kaynaklanır. Bu sorunu olanların bir kadın
doğum uzmanı tarafından öncelikle değerlendirilmesi
gerekir.
Cinsel fobiler: İzole olarak nadiren görülen bir
sorundur. Çoğunlukla isteksizlik, ya da uyarılma
sorunu ile beraber görülür. Fobi, meniye, penise, ya
da ön sevişmeye karşı olabilir.
Cinsel fobiler, erken yaşlarda yaşanan kötü
deneyim, tecavüz, enseste bağlı oluşmuş
olabilir.
|